p (pi) Sayısı:
Cumartesi, Eylül 1, 2007p (pi) Sayısı:
Kısaca bir dairenin çevresinin çapına oranı, p sayısını verir. İnsanoğlu, aslında çok önemli vazifeleri olan bu sayı üzerinde çok düşünmüştür. Yıllarca tam olarak bir değer bulamamakla beraber, gerçek değerine en yakın sonuçları kullanabilmek için çaba sarfetmişlerdir.
p' nin kronolojik gelişimine baktığımızda günümüzde dahi tam bir sonuç bulunamamıştır. Çeşitli formüller üretilmesine rağmen sadece her seferinde gerçek değere biraz daha yaklaşılmıştır.
Arşimet 3.1/7 ile 3.10/71 arasında bir sayı olarak hesapladı. Mısırlılar 3.1605, Babilliler 3.1/8, Batlamyus 3.14166 olarak kullandı. İtalyan Lazzarini 3.1415929, Fibonacci ise 3.141818 ile işlem yapıyordu. 18.yyda 140, 19yyda 500 basamağa kadar hesaplandı. İlk bilgisayarlarla 2035 basamağı hesaplanırken günümüzde milyonlarca basamağa kadar çıkılıyor. İşin ilginç tarafı, hâlâ tam bir sonuç yok. Herhangi bir yerinde devir olsa iş yine kolaylaşacak. Ama henüz öyle bir şeye de rastlanmadı. Şu anda bilinen değerden birkaç basamak:
p=3,14159265358979323846264338327950288419716939937510582097494459230781640
628620899862803482534211706798214808651328230664709384460955058223172535940
81284811174502841027.....
bunları biliyor musunuz
Cumartesi, Eylül 1, 2007Ünlü besteci Beethoven'in son bestesini, sağır olarak yaptığını...
Paris'teki Versailles Sarayı'nın 1300 odası olduğunu ve hiç tuvaletinin olmadığını...
Bir çift sineğin sadece nisan-mayıs aylarında bıraktıkları yumurtaların tamamından sinek çıksa idi, dünyayı 14 metre kalınlığında bir sinek tabakası kaplayacağını...
Eyfel kulesinin yapımında toplam 6400 ton ağırlığında 18.100 adet demir parçası kullanıldığını...
Süleymaniye camiinin 4 minaresi olmasının sebebinin, Kanuni'nin İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah; bu dört minaredeki on şerefenin de Osmanlının onuncu padişahı olduğunun bir işareti anlamına geldiğini...
Bir insandaki toplam damar uzunluğunun 150 bin km. ve dünya ile güneş arasındaki mesafenin de 150 milyon km. olduğunu...
Osmanlı sultanlarının ve bazı alimlerin başlarındaki kavukların, kefenlerinden oluştuğunu, sık sık ölümü hatırlayıp ona göre karar verdiklerini, ayrıca öldükleri zaman hemen başlarındaki kefenle defnedildiklerini...
Bir futbolcunun topa her kafa vuruşunda, beyninden 1000(bin) hücrenin öldüğünü...
Ortalama bir insanda 30.000-100.000 adet saç olduğunu, hergün yaklaşık 100 tanesinin döküldüğünü...
İnsan vücudunun her 7 yılda -ölen hücrelerin yerine yenisi gelerek- tamamen yenilendiğini...
Amerikan halkının %60'ının ülkelerini, dünya haritasında bulamadıklarını...
0(sıfır)'ı müslümanların bulduğunu...
Dünyaya her yıl düşen yağış miktarının eşit olduğunu...
Beşiktaş kulübünün kuruluşundaki Kırmızı-Beyaz renklerinin, Balkan savaşındaki mağlubiyetten sonra Siyah-Beyaz olarak değiştirildiğini...
Galatasaray kulübünden, yıllar önce bir grubun ayrılıp 'Güneşspor' u kurduğunu...
Fenerbahçe Kulübünün ilk adının 'Siyah Çoraplılar' olduğunu...
İbni Sina'nın göz ameliyatı yaptığını...
17 Ağustos 1999'da sabaha karşı 02:58 civarı 7.4 şiddetinde, gece büyük bir deprem yaşadık. Kur'an-ı Kerim'in 7inci (A'raf) suresinin 4üncü ayetinde sanki bu depremin anlatıldığını... ("Biz nice memleketler halkını helâk ettik ki onlara azabımız, gece yatarlarken, yahut göndüz istirahat ederlerken gelmişti" Kur'an-ı Kerim(7/4))
devam edecek...
BU SORULARIN CEVAPLARINI BİLEN VAR MI? [Bu yazıyı izle]
Cuma, August 31, 2007BU SORULARIN CEVAPLARINI BİLEN VAR MI? [Bu yazıyı izle]
|
|
komikis
Cuma, August 31, 2007Şef: Kötü bir şey olmamıştır inşallah... (Yine geç geldi hıyar.)
Memur: Sormayın müdür bey, basıma neler geldi bir bilseniz (Ulan bu da beni her gün kapıda bekliyor herhalde...)
Şef: Hayırdır n'oldu? (Gözleri kan çanağı, aksam odun gibi içmiş bu hıyar!)
Memur: Efendim dün halamın oğlunun evinde kaldım, gecenin vakti karakola düştük maalesef. (İnandı galiba. İsterse detay sorsun, yol boyunca hikaye düşündüm)
Şef: (İnanmış gibi yaptım ya, gözleri parladı. Yol boyunca yalan düşünmüştür zaten) Allah Allah geçmiş olsun, gelin oturun söyle... (Hala leş gibi içki kokuyor it!)
Memur: (O kadar da sakız çiğnedik ama kokuya uyandı galiba lavuk) Simdi efendim, benim dayımın oğlu (lan demin halamın oğlu mu demiştim yoksa?) kedi ticaretiyle uğraşıyor...
Şef: Aaa, çok ilginç bir is. Para bırakıyor mu bari... (Oha! Uydurduğu mesleğe bak)
Memur: ( Senene lan parasından) Sokak kedisi değil efendim, amcamın oğlu (Lan valla iyice karıştırdım. Amcaoğlu muydu, dayıoğlu mu?) Van kedisi satıyor.
Şef: Eee, n'olmus, kedi mafyasiyla başı derde mi girmiş? (Lafı soktuk ama anlayacak adam nerede?)
Memur: (Espri yaptı hayvan) Yok efendim, öyle değil. Simdi teyzemin oğlu (Ulan suna bastan kuzen desene, is iyice moka sardı) Van kedisi satıyor. İstanbul'da bu isi sayılı adam yapıyor biliyorsunuz...
Şef: Bu meslek dalını ilk kez sizden duydum, sayısını bilemiycem. (Yahu, laf sokmaya çalışacağıma kafayı uçsam ya suna... Neyse sakinleşeyim)
Memur: Neyse beyefendi, diğer satıcılardan biri, sokak kedilerini toplayıp gözlerine lens takıyormuş meğer (uçtuk mu ki?), sonra da değişik göz renkleri var diye Van kedisi olarak satıyormuş
Şef: (Vay ki vay, vay ki vay! Bu itin idrarını tahlile göndericim, alkol kafası değil bu) Bakin siz su sahtekarlara...
Memur: Kesinlikle haklisiniz efendim, neler var. Baksanıza, sen tut hayvanların gerçek gözünün üstüne renkli lens tak, sonra da Van kedisi diye sat... (Kesin abarttık)
Şef: (Onu anladık essek sıpası, gerisinde ne yumurtlayacak ben onu merak ediyorum) Sizin kuzenin ne alakası var ki bununla (Kuzen dedim ya, sevindi, gözleri parladı. Salak...Salmak... Salacak...)
Memur: (Kuzen dedi, valla kuzen dedi. Kurtuldum stresten) Efendim, İstanbul'da ne kadar Van kedisi ticareti yapan varsa topluyorlar...
Şef: Doğru ya, zaten şayili... (Bunu dövmek de kesmeyecek, ne yapsam acaba?)
Memur: Aynen öyle beyefendi. Neyse, evdeyim diye beni de aldılar. (Of be, kurtulduk galiba)
Şef: (Karsı saldırının zamanı geldi), Neyse olayın ayrıntılarını okuruz gazetelerden, ilginç olay, kesin haber olur. (bakalım nasıl karşılayacak?)
Memur: (Bunu da hesapladım dallama, ulan ne zekiyim be...) Yok efendim, yapanlar bulundu. Sonra araya bir sürü insan girdi,bizim yeğen (hay anasını mictik) de suçsuz olduğu için,ticari itibari sarsılmasın diye gazetelere yansımayacak olay...
Şef: (Bak, bak, bak. Yavşağa bak! Analitik düşünüyor ya, bunu da hesaplamış. Analitik kötek aticim bu deveye) Neyse, geçmiş olsun. Siz bugün eve gidin, iyice bi dinlenin isterseniz. Moraliniz bozulmuş, uykusuz kalmışsınız... (Lan bi git, daha kapıda yersin uçan tekmeyi. Bu Sefer girişmezsem şerefsizim)
Memur: (Hisar'da manitalar bekliyor, tabii giderim kerizim. Lan bu lambayı da müdür yapmışlar ya buraya, helal olsun valla. He he he...) sağ olun, aslında iyi değilim, dinlensem gerçekten iyi olur... (Lan herif saatini falan çıkarıyor, odunu yiyemez galiba, vazgeçelim) Ama gece ne güne duruyor ki beyefendi, gece dinlenirim. Zaten geç geldim, arkadaşlara da ayıp oldu...
Şef: (Saati boşuna çıkardık, uyandı hayvan) E hadi yerinize geçin o zaman. Tekrar tekrar geçmiş olsun. (işten kovmak tatmin etse, dakikada kovucum da, dövmem lazım, söyle evire çevire dövmem lazım ki hincimi alabileyim. Neyse bir dahaki sefere)
Memur: sağ olun efendim, anlayışınıza teşekkür ederim.. (Lan gitse miydim ki? Saati öylesine çıkardı belki de...)
blogist
Cuma, Temmuz 6, 2007soyadı magdurları
Perşembe, Hazirane 21, 2007
klo
Perşembe, Hazirane 21, 2007Uzun yoldan geldik
Perşembe, Hazirane 21, 2007
|
Uzun yoldan geldik çok yorugunz kendimize uygun bir koltuk bulup uyuyalım: ![]() ![]() Soğuktan donduk kaç yıldır kutuplardayız kimseye rezil olmadan biraz ısınayım: ![]() ![]() Olum bu sabah kahvaltıda sucuklu yumurta var görünmeyiz inşallah. Bandıra bandıra ye beni:T ![]() Pul biberle iş birliği yapıp beni yok saymak he ![]() ![]() ![]() Bakmayın öle burada nikotinli kurtları sarıp sarıp içiyoruz. İçelim güzelleşelim ![]() ![]() Otur oturduğun yerde tekirmisin nesin daha hikayem bitmedi aklın fikrin karıda kızda hıh ![]() ![]() Konuşanın ağzına böcek girsin:T açalım hadi bakalım kim daha çok açcak ![]() ![]() Bizim dişlere hangi bilmem kaç etkili fırça dayanır be ![]() ![]() Uğur Dündar 'ı çağırsak bize musluk yaptırırmı acaba;Aköpek balıklarına ayıp oluyo böyle |
ALKOL, SİGARA VE SPERM'İN ORTAK NOKTASI NEDİR ?
Perşembe, Hazirane 21, 2007ALKOL, SİGARA VE SPERM'İN ORTAK NOKTASI NEDİR ?
Bilmemne ülkesindeki bilimadamları bir deneylerinde;
4 Kavanoza, 4 bağırsak solucanı atmışlar,
1. sinde kavanozda Alkol varmış,
Solucanı atmışlar, solucan hemen ölmüş
2. sinde kavanozda Nikotin varmış,
Solucanı atmışlar, solucan yine hemen ölmüş
3. sünde ise kavanozda Sperm varmış,
Solucanı atmışlar, solucan yine hemen ölmüş
4. sünde ise kavanozda YEŞİL YAPRAKLAR varmış,
Solucanı atmışlar, solucan bu sefer yaprakları yemeye başlamış, ölmemiş, hatta uzun ve mutlu bir ömür sürmüş...
Deney Sonuçları ve yorumları :
Alkol ve sigara kullanıp, seks yaptığınız sürece;
Bağırsaklarınızda ASLA kurt olmaz !
SİGARA BAŞKA BİR İŞEDE YARAMAZ ZATEN...













